19 Temmuz 2010 Pazartesi

Eleştirmen ve Yorumcu Tanımlamaları-5

Etkilenme endişesi taşıyan şair bu duygusunu revize edebilir mi? Revize edebilmek için hangi yollara başvurur?


Bunun onlarca yöntemi olabilir.

a- Bir şairin yanlış okunması etkilenmeyi başka mecralara taşıyacaktır.

b- Okunan şairin duygularını tamamlama yahut o şaire karşı antitez (evet bu da bir etkilenme yöntemidir. Bir duygu veya düşüncenin varlığını kabul etmek veya etmemek durumunda ona karşı bir tez geliştirmek etkilenme yöntemidir)


c- Takipçi ve şairin izinden gidenle sürekliliği koparmayı amaçlayan etkilenmeler etkilenme yaklaşımları

d- Etkilendiği veya etkilenebileceği şaire tepki olarak kişiselleşme tavır ve hareketinin neticesi olan üstada ulaşma hareketi


e- Yalnızlık durumuna ulaşmayı amaçlayan kendini arındırma hareketi

f- Bunca revize çabasına rağmen etkilendiği şairin şiirine açık tutma çaba ve hareketi


g- Üstadına karşı daha güçlü olabilmek için kendini etkilenmeye açık tutma çaba ve hareketi

Bütün bu saydıklarım bir şairin başka bir şairden etkilenme endişesini alt etme süreçleri gibi gözükse de zaman zaman kutsal metinlerden, efsanelerden, mitolojiden taşınan hikaye ve kahramanlar şiirin içine taşınan endişe gibi de algılanabilir. Şiire dışarıdan taşınan bu unsurlardan hangi benzetmelerin yeni, hangilerinin klişe olduğunu anlamak için etkilenme endişesi taşımadan okumayı gerektirir. İster edebi yaklaşım ve eleştiriler olsun isterse şiirsel ifadeler olsun evveliyatları bilinmeden eski-yeni tanımlamasına tabi tutulamazlar. Mesela Tahir-ül Mevlevî’nin Edebiyat Lügatı’nı okumayanlar yeni bir lügat var etme çabasına giriştiklerinde eskinin varlığını/yokluğunu nasıl anlayacaklar?

Bloom bütün bu süreçleri titizlikle ele almasına ve tanımlamasına rağmen kendisinin de yanlış anlaşıldığı zamanlar olmuştur. Semih Gümüş’ün Radikal Kitap’taki yazısında Etkilenme Endişesi ile ilgili Bloom’un Shakespare ile ilgili iddialı sözlerine öfkelendiğinden kitabın temel derdini gözden kaçırmış ve Bloom’u yanlış anladığını dahi anlamamıştır.

Bana göre şairler kendilerinden önce gelen güçlü şairlerin etkisinde kalır ve onların gölgesinde yaşarlar. Bu sebeple bir şiir bir önceki şiirden etkilenme endişesinden kurtulma çabası olarak okunabilir. Burada sözü edilen durum bireysel bir etkilenmen, kaygıdan çok daha başka bir şeydir. İyi yada kötü şiirden etkilenen şair bir başla sesi ödünç almış demektir

Eliot, “ İyi şairler çalar, kötü şairlerse etkilendiğini, başka bir sesi ödünç aldığını belli eder” der. Ben Eliot’un bu düşüncesine katılmıyorum. Bloom’un yaklaşımları daha mantıklı ve aklıma yatkın geliyor.


Bloom Çalma eylemine de gönül düşürmüyor. Uzaktan yakından taklit etme mekanizmasıyla ilgili değil. Eleştirmen, şairin kendisiyle de ilgili değil. Birçok önemli şiirin bu duyguyu alt edebilmek için ne tür yollar denediğine; bu yollarda şiirin hangi süreçleri takip ettiğine; adına “güçlü şiir” dediğimiz şiirin giderek nasıl bir endişeye odaklanmış olduğuna; güçsüzlükleri kadar güçlü oldukları anları da aslında bu endişeden aldıklarına dair epey özgün bir önermede bulunuyor.


Devam edeceğim



Bekir Kale Ahıskalı
5 Temmuz 2009
Eleştirmen ve Yorumcu Tanımlamaları-5

Hiç yorum yok: