Simge ve sembol
Şiir eleştirisine kalkışan kimsenin yapacağı ilk iş, elinden geldiğince şairin duyarlık düzeyine yakın bir konum edinmek, oradan sezgi, çağrışım andırışma vb. yollara başvurarak varacağı yargıları, gerektiğinde kanıtlayıcı örneklerle destekleyerek tutarlı bir biçimde sunmaktır. Ne eksik ne fazla olmamalıdır. Yoksa eleştirmen şiire, şaire yüklediği ödevle, işlevle iyice tehlikeli bir mecraya girer ki eleştirmen bu durumda kendini haklı çıkarma adına yanlış tanımlamalar ve saptamalar yaparak şiiri ve dolayısıyla şairi zemmetmek noktasına bile varabilir. . Örneğin yazar, şairin amaçlarından birinin de toplumu eğitmek, aydınlatmak olduğunu söylemek bu türden bir iddiada bulunmak, daha baştan, şiire dar bir çerçeve çizmek, ona yapısının çok da müsait olmadığı görevler yüklemek, onu toplumculuğa angaje etmek demek olacaktır. Ayrıca, böyle bir yaklaşımla şiire baktığınızda, çözüm yolları arama, insanları belirli doğrultulara yönlendirme çabasına girişmez gerekçesiyle şaire olmadık bir yükümlülük yüklersiniz. Okumuş olduğumuz eleştirmen ve yorumcuların yanılgılarında biri de satır
aralarında ima yollu söyledikleri sözlerde ortaya çıkar ki, yazarın şiiri sosyalist devrimcinin adeta halk kitlelerini avlamak için kullanacağı bir yem olarak görmek ve göstermekten öte bir amaç taşımamaktadırlar.
Şiir bilgisinde de eksiklikleri olanlar eleştiri ve yorum yazmamalıdırlar. Örneğin, bazı eleştirmen, yorumcu ve hatta okuyucu nazarında imge ile simge aynı şeydir. Bu yargıya varmak için eleştirmen ve yorumcuların genellikle uzak çağrışımlı imgeler/simgeler kullanan şair ifadesi gibi bir ifade kullanmaları bile kâfidir. Bu hususta kurdukları her cümle, başlı başına bir yazıyı, ayrı bir tartışmayı gerektirir ki bu da şiir ve yazı adına hem talihsizlik hem de karmaşa demektir.
Sözgelimi şu ifadeye bakalım: her imgenin asıl anlamından başka göreli ve mecazi anlamından da yararlanmakta. İmgenin asıl anlamıyla kastedilen nedir? Bir söz imge katına yükselmişse, yer aldığı dize içinde okurda neyi çağrıştırıyorsa anlamı odur. İmge sembolizmi gibi ne anlama geldiğini izahta güçlük çektiğimiz karmaşık tabirlerle birlikte imgelerin sembolik olanları çift anlamlıdır ya da imgeler sözlük anlamlarıyla olayları, durumları, nesneleri; sembolik anlamlarıyla şairin dünya görüşünü verirler türünden yargı cümleleri, eleştirmen ve yorumcuların imge konusunda bilgilerinin eksik ve kafalarının karışık olduğu manasına gelmektedir. Gerçi, bu hususta kafası karışık olanlar sadece günümüz eleştirmenleri değillerdir İşin tuhafı vahimi bu ifadeler, Nâzım Hikmet in 835 Satır kitabındaki şiirler açıklanırken kullanılmıştır hatta, Tanpınar’ ın kısıtlı imge dağarcığı da vurgulanmıştır.
Simge, kısaca toplumsal bellekte neredeyse anlamı değişmez, o topluma özgü karşılığı olan işaret, söz anlamına gelir. Bir kelimenin sembolleşmesi birdenbire olmaz. Bir toplumun hafızası mesabesinde olan tarihî akış içinde (yüz)yılları bulur. İmge ise bir kelimenin veya kelimeler grubunun, belirtme, gösterme ve adlandırma gücüne /yeteneğine göre geçici anlamlarda kullanılmasıdır. Bir simge, hemen her okuyucu ve dinleyicide neredeyse aynı anlamla karşılık bulur, aynı çağrışımı yapar. İmgenin ise kalıcı ve değişmez bir anlamı yoktur. İmge katına yükselen kelime veya kelimeler, içinde bulunduğu bağlama ve bağdaştırmalara göre her bir okuyucu ve dinleyicide farklı çağrışımlar uyandırabilir. Dahası bu çoklu çağrışımlar şiir için bir zenginlik sayılır ve şairin başarı hanesine kaydedilir.
Eleştirmenler incelemelerine konu edindikleri şiir kitaplarındaki metinleri çözümlemek, yorumlamak yerine açıklama yolunu tercih ediyorlar ki bu çeşit bir ameliye iyi bir şiirin hemen hemen ölümü demektir. Şiirin açıklaması yapılmamalı kanaatini taşıyorum. Hatta belirleme şiir incelemesinde pek yer almamalıdır. Bunlar yapıldığı zaman örneğin bir şiirde izahat ve belirleme olduğu zaman bu şiiri karşıt görüşlü birinin okuma ya da beğenme şansı olmayacaktır. Bu da şiir okuyucusunu kutuplaştırmak anlamına gelecektir. Oysa ki Afşar Timuçin’in Ağıt şiirinde geçen ölen bir çocuğun anlatıldığı hikaye açıklanma yoluna gidilirse imgelerin değişik anlamları araştırıldığında, çocuğun öldürülen bir devrimci genç olduğu anlatılmaya kalkılırsa o güzelim Ağıt şiiri perişan edilmiş olur ki böyle bir açıklamadan sonra, şiiri devrimci olmayan birinin okuma ya da beğenme şansı olmayacaktır.
Devam edeceğim
Bekir Kale Ahıskalı
Eylül 2009
Eleştirmen ve Yorumcu Tanımlamaları-8
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder